Özgün Araştırma

Göz Kapağı Tümörlerinin Histopatolojik ve Demografik Özellikleri

10.4274/tdd.2172

  • Hacı Halil Karabulut
  • Yasemin Yuyucu Karabulut
  • Engin Şenel
  • Yasemin Dölek
  • Asım Uslu
  • Nazmiye Kurşun

Gönderim Tarihi: 12.05.2014 Kabul Tarihi: 12.05.2014 Turk J Dermatol 2014;8(4):197-201

Amaç:

Göz kapağının benign ve malign lezyonlarının klinik, histopatolojik ve demografik özelliklerini değerlendirmek.

Yöntemler:

Çalışmamızda 2011-2013 tarihleri arasında hastanemiz Deri ve Zührevi Hastalıklar, Göz Hastalıkları ve Plastik Cerrahi Klinikleri’nde, göz kapağında kitle nedeni ile opere edilen hastaların kayıtları geriye dönük olarak değerlendirildi.

Bulgular:

Çalışmaya yaş ortalamaları 45 yıl olan (4-85 yıl), 54 (%40,9) erkek, 78 (%59,1) kadın toplam 132 hasta dahil edildi. Tümör lokalizasyonu 74 (%56,1) hastada üst kapak, 58 (%43,9) hastada alt kapak idi. Malign kapak tümörleri, yaş ortalamaları 68,12 yıl olan 8 (%6,1) olguda izlenirken, 3 olguda skuamöz hücreli karsinom, 5 olguda bazal hücreli karsinom tespit edildi. Benign tümörler yaş ortalamaları 43,18 yıl olan 124 olguda izlendi. En sık görülen kapak tümörü 39 (%29,5) olguyla melanositik dermal nevüs idi. Fibroepitelyal polip 36 (%27,3) olguda, ksantelezma 23 (%17,4) olguda, epidermal inklüzyon kisti 14 (%10,6) olguda ve seboreik keratoz 12 (%9) olguda izlendi. Kadınlarda en sık gözlenen tümör melanositik dermal nevüs iken (%34,61), erkeklerde en sık fibroepitelyal polip (%35,18) izlendi.

Sonuç:

Çalışmamızda kapaklarda en sık gözlenen benign tümör melanositik nevüs iken, en sık malign tümör bazal hücreli karsinom olarak saptandı. Kapak tümörleri büyük oranda benign lezyonlar olarak tespit edildi. Benign tümörler 40-50 yaş grubunda sık gözlenirken, malign tümörler 60-70 yaş arasında daha sık gözlendi.

Anahtar Kelimeler: Göz kapagi, tümör, histopatoloji, nevüs, seboreik keratoz, bazal hücreli karsinom

Giriş

Deri tümörleri sıklıkla baş ve boyun bölgesinde, perioküler bölge tümörleri ise sıklıkla göz kapaklarında yerleşim gösterirler. Kapak tümörleri oftalmoloji pratiğinde en sık izlenen tümöral lezyonlardır (1). Kapak tümörleri 60 yaş üzerinde ve alt kapakta daha sık gözlenirler (2,3). Göz kapaklarındaki tümöral oluşum, vasküler ve nöral yapılar, orbiküler kas, tars, kapak konjonktivası, ter bezi, yağ bezi ve kıl folikülleri gibi diğer yapısal elemanlarda gözlenebilse de en sık epidermis kaynaklıdır. Kapak tümörlerinin kozmetik, anatomik ve fonksiyonel bozukluklara sebep olmaları, malign olanların perioküler ve sistemik invazyon yapabilmeleri erken tanı ve tedavi gereksinimi doğurmaktadır (4). Benign kapak tümörlerinin tüm kapak tümörlerine oranı farklı çalışmalarda yaklaşık %80 civarında bildirilmiştir (4,5). Göz kapağı tümörlerinde klinik gözlem ve anamnez, lezyonun benign malign ayrımında ilk tanısal yaklaşımdır (6). Kapak tümörleri sıklıkla benign lezyonlar olarak karşımıza çıksa da premalign ve malign lezyonlardan ayrımı kesin olarak histopatolojik inceleme sonucu yapılabilir (7,8,9).

Çalışmamızda göz kapağında kitle şikayeti ile başvuran hastalardan elde edilen eksizyonel biyopsi materyalleri değerlendirilerek; benign ve malign kapak tümörlerinin sıklığı, klinik ve histopatolojik özellikleri incelenmiştir.


Yöntemler

Hastanemiz göz hastalıkları ve plastik-rekonstrüktif cerrahi bölümlerine 2011-2013 yılları arasında göz çevresinde kitle şikayeti ile başvuran ve eksizyonel biyopsi materyalleri histopatolojik olarak incelenen 132 hastanın kayıtları geriye dönük olarak incelendi. Lezyonların yaş ve cinsiyete göre dağılımları, lokalizasyonları ve histopatolojik özellikleri değerlendirildi. Çalışma Helsinki Deklarasyonu 2008 prensiplerine uygun olarak yürütüldü. İstatistiksel değerlendirmede SPSS 15 Word paketi kullanıldı. Değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki kare ve Mann Whitney testleri kullanıldı. P<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.


Bulgular

Çalışmaya 54 erkek (%40,9), 78 kadın (%59,1) olmak üzere toplam 132 hasta dahil edildi. Olguların yaşları 4 ile 85 arasında değişmekte idi (ortalama 45,25). Tümör lokalizasyonu üst kapak olan 74 (%56,1) hastanın yaş ortalaması 44,35 yıl, alt kapağında tümör bulunan 58 (%43,9) hastanın yaş ortalaması 46,41 yıl olarak tespit edildi. Tümör lokalizasyonuna göre yaş ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunamadı (p=0,510). Tümör lokalizasyonu ile cinsiyet ilişkisi değerlendirildiğinde iki parametre arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamadı (p=0,092). Kadınlarda en sık gözlenen tümör melanositik dermal nevüs iken (%34,61), erkeklerde en sık fibroepitelyal polip (%35.18) izlendi.

Çalışmamızda 124 benign (%93,9), 8 malign (%6,1) kapak tümörü değerlendirildi. En sık görülen kapak tümörü 39 olguyla (%29,6) melanositik dermal nevüs idi. Fibroepitelyal polip 36 olguda (%27,3), ksantelezma 23 olguda (%17,4), epidermal inklüzyon kisti 14 olguda (%10,6) ve seboreik keratoz 12 olguda (%9) tespit edildi.

Melanositik dermal nevüs (Resim 1a, 1b) tespit edilen olguların yaşları 16 ile 76 arasında değişmekte idi (ortalama 38,92 yıl). Nevüsler 16 olguda üst kapakta (%41), 23 olguda alt kapakta (%59) izlenirken, olguların 27’si kadın (%69,2) 12’si erkek (%30,8) olarak tespit edildi.

Fibroepitelyal polip; yaşları 16 ile 68 arasında değişen (ortalama 45,97 yıl), 17 kadın (%47,2), 19 erkek (%52,8) toplam 36 hastada görüldü. Fibroepitelyal poliplerin %72,2 oranı ile üst kapakta daha fazla gözlendiği tespit edildi.

Ksantelezma (Resim 2a, 2b) tespit edilen olguların yaşları 4 ile 81 arasında (ortalama 44,43 yıl) değişmekte idi. Ksantelezma 14 olguda (%60,9) üst kapakta, 9 olguda (%39,1) alt kapakta izlendi. Olguların 6’sı (%26,1) erkek, 17’si (%73,9) kadın idi.

Epidermal inklüzyon kistleri (Resim 3a, 3b) yaşları 4 ile 81 arasında değişen (ortalama 45,85 yıl ), 7 erkek (%50), 7 kadın (%50) toplam 14 hastada izlendi. Üst kapakta lezyon 8 olguda (%57,1) izlenirken alt kapak lezyonu 6 hastada (%42,9) izlendi.

Seboreik keratoz yaşları 18 ile 79 arsında değişen (ortalama 49,3 yıl) altı erkek, altı kadın toplam 12 hastada gözlendi. Lezyonların lokalizasyonu alt ve üst kapakta eşit oranda gözlendi.

Malign kapak tümörleri üç skuamöz hücreli karsinom, beş bazal hücreli karsinom olmak üzere toplam sekiz olguda izlendi. Olguların yaşları 58 ile 85 arasında değişmekte idi (ortalama 68,12 yıl). Malign kapak tümörlü olguların yaş ortalaması benign tümörlü olgulardan anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0,007). Bazal hücreli karsinom (Resim 4a, 4b) iki erkek, üç kadın toplam beş hastada izlendi. Üç hastada tümör üst kapakta izlenirken iki hastada alt kapakta izlendi. Skuamöz hücreli karsinom iki kadın bir erkek hastada izlenirken, lezyonlardan ikisi alt kapakta, biri üst kapakta izlendi. Malign kapak tümörlerinin alt ve üst kapakta eşit oranda ve kadın erkek arasında eşit oranda dağılım gösterdiği tespit edildi (Tablo 1).


Tartışma

Göz kapaklarının malign tümörleri baş ve boyun bölgesi tümöral lezyonlarının %10 kadarını oluşturur (10). Kapak tümörleri sıklıkla benign lezyonlar olarak karşımıza çıksa da malign lezyonların sıklığı farklı araştırmacılar tarafından %10 ile %55 arasında bulunmuştur. Xu ve ark., 2639 kapak tümörü olgusunda malign lezyonların tüm lezyonların %13,8’ini oluşturduğunu tespit etmişlerdir (11). Pornpanich ve ark. 297 olgudan oluşan bir çalışmada malign lezyonları %10,8 oranında saptamışlardır (4). Coroi ve ark. yaptıkları bir çalışmada ise malign tümör sıklığını %54,2 olarak bulmuşlardır (12). Deprez ve ark. 5504 olguluk geniş bir seride malign tümör sıklığını %16 olarak tespit etmişlerdir (5). Çalışmamızda 124 benign, sekiz malign olmak üzere toplam 132 kapak tümörlü hasta değerlendirildi. Malign tümörlerin görülme sıklığı %6,1 oranla mevcut literatürden daha düşük oranda bulundu. Çalışmamızda en sık izlenen malign kapak tümörü beş olgu ile bazal hücreli karsinom olarak bulunurken üç olguda skuamöz hücreli karsinom tespit edildi. Çalışmamızda malign kapak tümörlü olguların yaş ortalaması 68,1 yıl ile mevcut literatür ile paralellik göstermektedir (3,13,14). Malign tümörlü olguların az olması nedeniyle çalışmamızda tümör lokalizasyonu, yaş ve cinsiyet arasında istatistiksel değerlendirme yapılamamıştır.

Benign kapak tümörlerinin 50 yaş ve üzerinde görüldüğü çeşitli çalışmalarda belirtilmiştir (12,15). Çalışmamızda benign kapak tümörleri, mevcut literatürden daha genç yaşta gözlendi. Çalışmamızda olguların yaş ortalaması 43,1 yıl olarak bulunmuş olup en sık tespit edilen kapak tümörleri sıklık sırasına göre melanositik dermal nevüs (%29,6), fibroepitelyal polip (%27,3), ksantelezma (%17,4), epidermal inklüzyon kisti (%10,6), seboreik keratoz (%9) şeklindedir. Literatürde benign lezyonların sıklığını incelemiş pek çok çalışma mevcuttur ve sıklıkla gözlenen benign tümöral lezyonlar papillomlar, nevüsler ve kistler olarak tespit edilmiştir (6,12,16). Deprez ve ark. (5) 5504 olgudan oluşan çalışmalarında %26 oranında papillom, %21 oranında seboreik keratoz, %20 oranında melanositik nevüs tespit etmişler. Çalışmamızın sonuçları benign lezyonların görülme sıklığı açısından mevcut literatür bilgileriyle uyumlu olarak bulunmuştur.

Çalışmamızda kapak tümörlerinin lokalizasyonunun üst kapakta (%56) ve alt kapakta (%44) olduğu izlendi. İç ve dış kantal bölgede tümör izlenmedi. Coroi ve ark. benign ve malign kapak tümörü olan 471 olgudan oluşan çalışmalarında; benign kapak tümörlerini daha çok üst kapakta, malign kapak tümörlerini daha sık alt kapakta gözlemlemişler (12). Aynı çalışmada kapak tümörleri sıklık sırasına göre alt kapakta, üst kapakta, iç kantal bölge ve dış kantal bölgede bulunmuş. Wang ve ark. 127 malign kapak tümörlü hastadan oluşan çalışmalarında alt kapakta %37, üst kapakta %33,9 oranında tümör tespit etmişlerdir (17). Benign lezyonların %94 oranında gözlendiği çalışmamızda sonuçlarımız coroi ve ark.’nın sonuçlarıyla benzer şekilde bulundu (12).

Çalışmamızda kapak tümörlerinin kadınlarda erkeklere oranla biraz daha sık gözlendiği tespit edildi (78/54). Melanositik dermal nevüsler kadınlarda %69 oranda izlenirken, ksantelezma %74 oranda tespit edildi. Epidermal inklüzyon kistleri, malign kapak tümörleri ve seboreik keratoz kadın ve erkeklerde aynı oranda tespit edilirken, fibroepitelyal polip %52 oranında erkeklerde daha fazla gözlendi.

Sınırlı olgu sayısıyla yürüttüğümüz çalışmamızda kapak tümörlerinin histopatolojik ve demografik özelliklerini inceledik. Kapak kitleleri klinikte büyük oranda benign lezyonlar olarak karşımıza çıksa da, kapak tümörlerinin tanısında her zaman klinik gözlem histopatolojik tanı ile uyumlu olmayabilir. Bu nedenle eksize edilen her materyal histopatolojik olarak değerlendirilmelidir.


1. Kleinstein RN, Lehman HF. Incidence and prevalence of eye cancer. Am J Optom Physiol Optics 1977;54:49-51.
2. Jahagirdar SS, Thakre TP, Kale SM, et al. A clinicopathological study of eyelid malignancies from central India. Indian J Ophthalmol 2007;55:109-12.
3. Salomon J, Bıenıek A, Baran E, Szepıetowskı JC. Basal cell carcinoma on the eyelids: own experience. Dermatol Surg 2004;30:257-63.
4. Pornpanıch K, Chındasub P. Eyelid tumors in Siriraj Hospital from 2000–2004. J Med Assoc Thai 2005;88:11-4.
5. Deprez M, Uffer S. Clinicopathological features of eyelid skin tumors. A retrospective study of 5504 cases and review of literature. Am J Dermatopathol 2009;31:256-62.
6. Chang CH, Chang SM, Lai YH, et al. Eyelid tumors in southern Taiwan: a 5-year survey from a medical university. Kaohsiung J Med Sci 2003;19:549-54.
7. Abe M, Ohnishi Y, Hara Y, et al. Malignant tumour of the eyelid: clinical survey during a 22-year period. Jpn J Ophthalmol 1983;27:175-84.
8. Gökşin Z, Recep ÖF, Ekmekçi Y. Göz kapağı habis tümörlerinde klinik ve histopatolojik tanı. T Klin Oftalmoloji 1998;7:140-6.
9. Yazıcı B, Atasoy A, Horoz R. Gözkapağı Malign Tümörlerinde Klinik Tanının Doğruluğu. MN Oftalmoloji 2007;14:56-9.
10. Lendrodt J. Principles of the surgical therapy of eyelid tumours. J Maxillofac Surg 1977;5:93-107.
11. Xu XL, Li B, Sun XL, et al. Eyelid neoplasms in the Beijing Tongren Eye Centre between 1997 and 2006. Ophthalmic Surg Lasers Imaging 2008;39:367-72.
12. Coroi MC, Roşca E, Mutiu G, et al. Eyelid tumors: histopathological and clinical study performed in County Hospital of Oradea between 2000-2007. Rom J Morphol Embryol 2010;51:111-5.
13. Lee SB, Saw SM, Au Eong KG, et al. Incidence of eyelid cancers in Singapore from 1968 to 1995. Br J Ophthalmol 1999;83:595-7.
14. Spraul CW, Ahr WM, Lang GK. Clinical and histologic features of 141 primary basal cell carcinomas of the periocular region and their rate of recurrence after surgical excision, Klin Monbl Augenheilkd 2000;217:207-14.
15. Kandemir NO, Barut F, Bektaş S, ve ark. Göz kapağı ve konjonktivanın tümörleri ve tümör benzeri lezyonları. Turk Patoloji Derg 2009;25:112-7.
16. Obata H, Aoki Y, Kubota S, et al. Incidence of benign and malignant lesions of eyelid and conjunctival tumors. Nippon Ganka Gakkai Zasshi 2005;109:573-9.
17. Wang JK, Lıao Sl, Jou JR, et al. Malignant eyelid tumours in Taiwan, Eye (Lond) 2003;17:216-20.