Son Güncelleme: 22.12.2017

Olgu Sunumu

Kronik Aktinik Dermatit

10.4274/tdd.2055

  • Bengü Çevirgen Cemil
  • Filiz Canpolat
  • Can Ergin
  • Ebru Karagün
  • Aynur Albayrak

Gönderim Tarihi: 19.03.2014 Kabul Tarihi: 24.03.2014 Turk J Dermatol 2017;11(2):86-88

Kronik aktinik dermatit (KAD) siklikla günes gören bölgelerde ultraviyole B, bazen ultraviyole A ve nadiren de görünür isikla ortaya çikan, inatçi egzama benzeri lezyonlar ile karakterizedir. KAD nadir görülen bir fotodermatozdur. Siklikla kokular, bitki antijenleri ve topikal ilaçlar gibi airborn allerjenleri içeren kontakt allerjenler ile iliskilidir. Altmis iki yasinda çiftçilik ile ugrasan hasta günes gören bölgelerine sinirli egzamatöz lezyonlar ile basvurdu. Klinik ve histopatolojik bulgular KAD ile uyumlu olarak bulundu. Hastanin ayrica pek çok allerjene karsi kontak allerjisi tespit edildi. Olgumuzu KAD tedavisinde patch testin önemini ve tedavide topikal takrolimus ile azatioprinin basarili seçenekler oldugunu vurgulamak amaciyla sunuyoruz.

Anahtar Kelimeler: Azatioprin, fotodermatitler, kalsinörin inhibitörleri, kronik aktinik dermatit, patch test, takrolimus

Giris

Kronik aktinik dermatit (KAD) günes isiginin uyardigi endojen kutanöz antijenlere karsi gelisen kontakt dermatit benzeri reaksiyondur (1). Nadir görülen bir dermatozdur (2). Genellikle 50 yas üstü erkeklerde görülür. Siklikla yaz döneminde semptomlarda ilerleme gözlenir (3,4). KAD persistan isik reaksiyonu, fotosensitif egzama (hafif formu) ve aktinik retiküloidi (siddetli formu) içeren bir grup hastalik içinde yer alir (5). Biz bu bildiride azatioprin, topikal takrolimus ve günes koruma ile tedavi edilen KAD’li bir olguyu sunuyoruz.


Olgu Sunumu

Altmis iki yasinda erkek hasta poliklinige 4 aydir süren kasintili döküntüler sikayeti ile basvurdu. Hikayesinden çiftçilik ile ugrastigi ve atopik yatkinligi olmadigi ögrenildi. Dermatolojik muayenesinde yüzde, boyunda ve gögüs ön yüzü V bölgesinde ödemli, eritemli papüller ve likenifiye plaklar ile her iki el sirtinda üzeri skuamli, krutlu lineer erozyonlarin eslik ettigi likenifiye eritemli plaklari mevcuttu (Resim 1). Antinükleer antikor, anti SS-A, anti SS-B antikorlari (-), eritrosit sedimentasyon hizi ve total IgE düzeyi normaldi. Uygulanan deri yama testinde (TRUE test) caine mix (+++), fragrance mix (+), colophony (+) ve p-tert butyphenol formaldehyde resin (+) olarak degerlendirildi (Resim 2). Boyundaki lezyondan alinan punch biyopsinin histopatolojik incelemesinde egzama ile uyumlu spongioz, akantoz ve perivasküler agirlikli lenfositik ve eozinofilik dermal infiltrat gözlendi (Resim 3). Hastaya klinik ve histopatolojik bulgular esliginde KAD tanisi konuldu. Daha önce basvurdugu merkezler tarafindan çesitli topikal steroid tedavileri alan ve istenilen yanit elde edilemeyen hastaya azatioprin 50 mgr 2x1, topikal takrolimus 2x1 ve siki günes koruma tedavisi baslandi. Bir ay sonundaki kontrolde lezyonlarda belirgin iyilesme görülen (Resim 4) hasta halen takibimiz altindadir.


Tartisma

KAD ilk kez 1979 yilinda Hawk ve Magnus tarafindan tanimlanmistir. Siklikla günes gören bölgelerde ultraviyole (UV) ile iliskili olarak ortaya çikan kronik, klinik olarak egzama görünümlü bir fotodermatozdur (6). Genellikle 50 yas üstü erkeklerde görülmektedir. Atopik dermatite sahip hastalar disinda 50 yas alti hastalarda nadiren görülür. KAD ile iliskili faktörler erkek cinsiyet, ileri yas, açik alanda faaliyet göstermek, atopik dermatit ve HIV enfeksiyonudur (3). Bizim hastamiz bu faktörler ile iliskili olarak 62 yasinda çiftçilik ile ugrasan erkek hasta idi. Ek olarak hastalarda airborn veya bitki antijenleri, kokular ve topikal ilaçlara, özellikle çiçeklerden elde edilen parfümlere ve kozalakli bitkilerde bulunan kolofan maddesine karsi gelismis allerjik kontakt dermatit bulunabilir (4). KAD patogenezi halen tam olarak bilinmemektedir. Genetik yatkinliga dair bir bulgunun, aile hikayesinin ve insan lökosit antijen ile anlamli bir iliskinin bulunmamasi nedeniyle edinsel oldugu düsünülmektedir. KAD’nin günes isiginin tetikledigi endojen kutanöz antijenlere karsi gelismis kontakt allerji benzeri gecikmis tip hipersensitivite reaksiyonu oldugu düsünülmektedir. Bu hipersensitivitenin uzun süre günese ve airborn allerjenlere maruz kalan bireylerde, eslik eden airborn kontakt dermatit ya da fotohasarli derideki immünsüpresif kapasitenin azalmasi ya da her ikisine birden bagli olabilecegi ile açiklanmaya çalisilmaktadir (3). Klinik olarak genellikle günese maruz kalan yüz, saçli deri, boyun, gögüs ön yüzü, ön kol gibi bölgelerde persistan egzamatöz erüpsiyon seklinde görülür (4). Bizim hastamizin lezyonlari da günes gören bölgelerde skuamli, krutlu erozyonlar ile birlikte likenifiye plaklar seklinde idi. KAD airborne kontakt dermatit, isikla alevlenen allerjik kontakt dermatit, atopik dermatit veya ilaç fotosensitivitesini taklit edebilir. KAD tani kriterlerinde günese maruz kalan yerlerde tipik egzamatöz döküntü, dermatit ile uyumlu histolojik degisiklikler ve solar radyasyona karsi asiri hassasiyet yer alir. Hastalarda UVA, UVB ve daha az siklikta görünür isikla yapilan fototestlerde anormal yanit olusabilir (7). Biz hastamiza fototest uygulayamadik. Ancak yapmis oldugumuz deri yama testinde literatür ile uyumlu olarak bazi pozitif sonuçlar elde ettik. KAD hastalarinin yaklasik %70’inde allerjik kontakt dermatit veya fotoallerjik kontakt dermatit oldugu düsünülmektedir. Literatürde bizim hastamizda oldugu gibi genellikle kolofan ve fragrance mix’e karsi pozitif deri yama testi sonuçlari mevcuttur (7-9). KAD tedavisinde öncelikle hastaya günesten korunma egitimi verilmelidir. Titanyum dioksit gibi fiziksel koruyucu içeren kremler günes koruyucu olarak kullanilabilir. KAD’nin primer tedavisi yani sira patch testte saptanan maddelerden uzak durularak kronik antijen temasi kesilebilir (10). Bu sekilde hastalarin iyilesme süresi kisaltilarak, remisyon süreleri uzatilabilir kanaatindeyiz. Hastalar yeni antijenlere karsi gelisebilecek olasi hassasiyetlere karsi uyarilmalidir. Ayrica kontakt allerji yani sira atopik dermatit gibi eslik eden hastaligin uygun tedavisi yapilmalidir (10). Topikal tedavide nemlendiricilerin yani sira topikal steroidler ve topikal takrolimus kullanilabilir. Siddetli olgularda potent steroidler, daha hafif olgularda ise orta veya düsük potent steroidler tercih edilmelidir. Literatürde takrolimus ile basarili sekilde tedavi edilen KAD olgulari mevcuttur. Takrolimusun KAD’nin inflamatuvar yolaginin en erken evresini baskilayarak UVB iliskili eritem olusumunu engelledigi düsünülmektedir (11). Dirençli veya siddetli KAD tedavisinde fototerapi veya oral immünosüpresif tedaviye ihtiyaç duyulur (8). Sistemik steroidler hastaligin alevlendigi dönemlerde kisa süreli olarak kullanilmalidir. Idame tedavisinde tercih edilmezler. Azatioprin uzun süreli sistemik tedavi ihtiyaci olan hastalarda ilk seçenek tedavidir (10). KAD’li hastalarin 2/3’ünde oldukça etkili bir ilaçtir. Tedavi kesildikten sonra bazi hastalarda hastaligin tekrar etmedigi görülmüstür. KAD tedavisinde diger sistemik tedavi seçenekleri hidroksiklorokin, siklosporin ve mikofenolat mofetil’dir (3). Biz hastamiza siki bir günesten korunma egitimi, patch testte pozitif çikan allerjenlere karsi korunma yani sira topikal takrolimus ile birlikte 100 mg/gün Azatioprin tedavisi basladik. Tedavinin 1. ayinda oldukça iyi bir yanit elde ettik. Olgumuzu KAD tedavisinde patch testin önemini ve tedavide topikal takrolimus ile azatioprinin basarili seçenekler oldugunu vurgulamak amaciyla sunuyoruz. Etik Hasta Onayi: Alinmistir. Hakem Degerlendirmesi: Editörler kurulu ve editörler kurulu disinda olan kisiler tarafindan degerlendirilmistir. Yazarlik Katkilari Cerrahi ve Medikal Uygulama: F.C., E.K., Konsept: B.Ç.C., F.C., Dizayn: B.Ç.C., F.C., Veri Toplama veya Isleme: B.Ç.C., F.C., A.A., Analiz veya Yorumlama: B.Ç.C., F.C., Literatür Arama: B.Ç.C., C.E., Yazan: B.Ç.C. Çikar Çatismasi: Yazarlar tarafindan çikar çatismasi bildirilmemistir. Finansal Destek: Yazarlar tarafindan finansal destek almadiklari bildirilmistir.


1. Akay N, Cengizhan E, Kronik Aktinik Dermatit ve Klonal Dermatitler. Turkiye Klinikleri J Int Med Sci 2006,2-47

2. Rose RF, Goulden V, Wilkinson SM, The spontaneous resolution of photosensitivity and contact allergy in a patient with chronic actinic dermatitis. Photodermatol Photoimmunol Photomed 2009,25-114

3. Trakatelli M, Charalampidis S, Novakovic LB, et al, Photodermatoses with onset in the elderly. Br J Dermatol 2009-69

4. Hawk JL, Chronic actinic dermatitis. Photodermatol Photoimmunol Photomed 2004,20-312

5. Yap LM, Foley P, Crouch R, et al, Chronic actinic dermatitis: a retrospective analysis of 44 cases referred to an Australian photobiology clinic. Australas J Dermatol 2003,44-256

6. Ma Y, Lu Z, Treatment with topical tacrolimus favors chronic actinic dermatitis: a clinical and immunopathological study. J Dermatolog Treat 2010,21-171

7. Somani VK, Chronic actinic dermatitis a study of clinical features. Indian J Dermatol Venereol Leprol 2005,71-409

8. Que SK, Brauer JA, Soter NA, et al, Chronic actinic dermatitis: an analysis at a single institution over 25 years. Dermatitis 2011,22-147

9. Chew A, Bashir S, Hawk J, et al, Contact and photocontact sensitization in chronic actinic dermatitis: a changing picture. Contact Dermatitis 2010,62-42

10. Dawe RS, Ferguson J, Diagnosis and treatment of chronic actinic dermatitis. Dermatol Ther 2003,16-45

11. Baldo A, Prizio E, Mansueto G, et al, A case of chronic actinic dermatitis treated with topical tacrolimus. J Dermatolog Treat 2005,16-245